Story of Serap Gultekin, an entrepreneur who dedicated her career to helping other entrepreneurs

Serap Gültekin has been providing training and consultancy services on entrepreneurship for 17 years countrywide in Turkey. Since 2003, she has been working on regional development projects funded by the European Union and the United Nations.

We thank Serap for sharing her unique entrepreneurial journey with us from supporting women entrepreneurs to providing entrepreneurial education of refugees in Turkey.

*Yazının Türkçe versiyonunu aşağıda bulabilirsiniz.

My entrepreneurial journey started long time ago…

I studied Chemical Engineering at the university. However, once I started my studies, I realized that I am not interested in the topic. Promises given to my family and responsibilities have always been very important to me. So, regardless of this realization, I completed my degree in 1988. After my graduation, I started applying for jobs and taking courses in the meanwhile, as I did not want to spend idle time. That was a remarkable period for the industry, because PC’s were becoming more and more widespread. To grasp this opportunity, I enrolled myself in a course where I can learn usage and programming. Looking back, I was clueless that this course was going to be the start of my entrepreneurial journey…

My tutor in the computer course offered me a job in a company that he was starting on coding and computer hardware. I started working for him and became a partner in a couple of months. We helped companies to transition their commercial operations to computers for 12 years. Thanks to this experience, I gained knowledge in business activities, which led me to receive a job offer to become a foreign trade director in a company. I was fond of change. In addition to that, our visions with my partner for the company were diverging. So, I accepted the offer and worked two and a half years for this company, exporting various goods from food to plastic to European countries.

In 2002, European Union projects were just starting in Turkey. One of the first projects was ABIGEM, a project by the Union of Chambers and Commodity Exchanges of Turkey. The aim of the project was on consulting and educating small and medium-sized enterprises. In the scope of this project, I actively worked in Gaziantep for 4 years.  During this time, we got funding and know-how transfer from the European Union. When the project was finalized, we continued our consulting and education services for small and medium-sized enterprises under a non-profit organization structure.

Overall, I can say that I have always been active in the entrepreneurial ecosystem in Turkey. Currently, I am giving freelance consulting services to a wide range of organizations, including ministries, international organizations, and private enterprises. My latest project is helping refugees in Turkey to create their own enterprises.

I always like to challenge myself.

I never considered myself as an employee; therefore, I never looked for jobs since my graduation. When you work for a corporate company, you act under specific instructions. But, I always like to challenge myself. Knowing this, entrepreneurship was the right choice for me. It gives me the possibility for constant self-growth and the freedom to apply my learnings.

I prefer having my freedom with all its pros and cons…

You pay for every mistake you make when you are an entrepreneur, both mentally and materialistically. However, the possibility of achieving and learning more always allure me.

For me, success is being happy with myself and being useful to the society…

Success is definitely not about earning a lot of money. Retrospectively, if you are content with what you have done in life, you are successful. The thing that makes me the happiest is being helpful to people to fulfil their dreams.

Unfortunately, women are disadvantaged in our society… To resolve this, women need to collaborate more with one another.

Sociologically, the women in Turkey are raised with certain limitations. This “I can’t do” mentality becomes ingrained in the heads of little girls until they grow up, leading to self-confidence problems. This is why I pay extra attention to workshops in self-confidence when I work with women entrepreneurs. I even recognize this problem when I think of my own journey. Would I start a company, if my tutor did not offer me a job? I am not sure… We need to take an example from the collaboration of men in business. To overcome this sociological problem, women need to collaborate more with one another.

Many things aren’t equal, but everyone gets the same 24 hours a day. And how we use that 24 hours, determines our differences.

My secret for success is waking up early and making the most out of my day. For this reason, I start my day at around 6 am. The early morning hours are very precious for me. I spend these silent early hours doing sports, reading, and planning my day.  Managing your time is very important, especially when you are an entrepreneur.

My mother taught me the importance of education and self-sufficiency.

The woman who inspires me the most is my mom. Coming from a traditional family structure, she did not get an education or had a job. However, she always kept learning, and still, she is very sharp for 90 years old! Growing up, she always encouraged me to be free and self-sufficient. It is very remarkable to grow up feeling that “I can do” and it was my mother who instilled in me this drive.

It is crucial to understand people and read their psychology.

If I pursue a new master’s degree, I would definitely like to study psychology. It is crucial to understand people’s psychology and motivations. Maybe this is why I genuinely enjoy reading bibliographies of people. For example, I recommend everyone to read “Camdaki Kız” of Gülseren Budayıcıoğlu.

If I could send a message to all the women who want to become entrepreneurs, I would tell them

Get an education, read the stories of entrepreneurs, and believe in yourself!


Serap Gültekin, 17 yıldır Türkiye’nin bir çok ilinde, girişimcilik üzerine eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Bunun yanı sıra, Serap Hanım, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler fonlarının Türkiye’de destek verdiği projelerde de aktif olarak 2003’den beri çalışmaktadır.

Kadın girişimcileri desteklemekten, mültecilere girişimcilik eğitimi vermeye kadar çeşitli alanlarda Türkiye’de girişimcilere katkıda bulunan Serap Hanım, bizimle kendi girişimcilik yolculuğunu paylaştı.

Benim girişimcilik hikayem uzun yıllara dayanıyor…

Üniversite’de Kimya Mühendisliği okumuştum fakat başlayınca bu alanın ilgimi çekmediğini fark ettim. Aileye verilen sözler ve sorumluluklar nedeniyle başka bir alternatif düşünmeden üniversiteyi 88 yılında bitirdim. Hemen iş başvuruları yapmaya başladım, ama bir yandan boş ta durmak istemiyordum. Bu nedenle kendimi geliştireceğim kurslara gidiyordum. PC’ler Türkiye’ye yeni yeni geldiği için yazılım ve kullanım öğrenmek mantıklı geldi ve bununla alakalı bir kursa başladım. Bu kursun benim girişimcilik maceramın başlangıcı olacağı aklımın ucundan geçmezdi…

Kurs eğitmenlerinden biri yazılımla ve donanımla alakalı bir şirket kuracağını söyledi ve bana iş teklifi etti. Bir kaç ay sonra şirkete ortak oldum ve girişimcilik yolculuğum da böylece başlamış oldu. O dönemde sanayi ve üretim sektörü bilgisayara yeni geçiş yapıyordu. Biz de 12 yıl boyunca bu tarz şirketlere, bilgisayar satışı ile birlikte satıştan muhasebeye, çeşitli ticari yazılım servisleri sağladık. Bu süreçte çeşitli sektörlerin ve firmaların ticari operasyonları hakkında bilgi birikimi edindim. Bir süre sonra bir şirket bana dış ticaret müdürü olarak çalışma teklifinde bulundu ve o dönemde yavaş yavaş ortağımla büyüme konusundaki vizyonlarımız farklı olduğu ve değişimi de sevdiğim için teklifi kabul ettim. İki buçuk sene bu firmanın dış ticaret müdürü olarak, Avrupa Birliği ülkelerine gıdadan plastiğe bir çok ürün ihraç ettik.

2002’de Avrupa Birliği Projeleri Türkiye’ye yeni geliyordu. İlk uygulanan projelerden biri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nin uyguladığı, KOBI’lere danışmanlık ve eğitim hizmetleri veren ABİGEM  projesiydi. Ben bu projenin Gaziantep ayağında aktif bir şekilde 4 yıl boyunca çalıştım. Bu süreçte bize Avrupa Birliği’nden fon verildi ve bilgi aktarımı yapıldı. Biz de bu proje çerçevesinde işletmelere danışmanlık ve eğitimler verdik. 4 yılın sonunda, Avrupa Birliği ile olan proje sona erince, biz kar amacı gütmeyen şirketler olarak, Türkiye’nin çeşitli illerinde KOBI’lere danışmanlık ve eğitimler vermeye devam ettik.

Her zaman girişimcilik ekosisteminin içindeydim ve şu anda da serbest danışmanlık hizmetleri verdiğim kendi şirketim var. Bakanlıklardan sivil toplum örgütlerine, girişimcilerden yerel yönetimlere, Uluslararası kuruluşlardan çeşitli kurum ve işletmelerle çalışmaya devam ediyorum. Şu andaki projelerimden biri Türkiye’deki mültecilere girişimcilik desteği vermek.

Hep kendimi zorlamayı sevdim.

Ben kendimi hiçbir zaman memur olarak görmedim. Mezun olduğumdaki ilk iş arama sürecim haricinde hiç iş aramadım. Çünkü kurumsal şirketlerde çalıştığında hep talimatlar doğrultusunda hareket ediyorsun. Girişimcilik her zaman benim için en uygun seçenekti. Girişimcilik insana kendini geliştirme, sürekli olarak öğrenme ve öğrendiklerini uygulama özgürlüğü veriyor.

Özgür olmayı artısıyla eksisiyle tercih ediyorum…

Girişimcilikte yaptığın her hatanın maddi, manevi bedelini kendin ödüyorsun. Fakat yine de daha fazla başarabilme ve daha fazla öğrenebilme seçeneği beni hep cezbetmiştir.

Benim için başarı kendimle mutlu olmak ve topluma katkıda bulunmak demek…

Başarı kesinlikle çok para kazanmak değil. Arkaya dönüp baktığında yaptıklarınla mutluysan başarılısın. Hayatımda yaptıklarıma geri dönüp baktığımda beni en mutlu eden şey insanlara hayallerini gerçekleştirmek için destek olmuş olmam.

Ne yazık ki bizim toplumumuzda kadınlar ikinci planda… Bunun için biz kadınlar birbirimize daha çok destek olmalıyız.

Sosyolojik olarak, Türkiye’de kız çocukları bir takım kısıtlamalar ile yetiştiriliyorlar. “Ben yapamam” mantalitesi büyüyünceye kadar kadınlarda içselleşmiş oluyor ve bir takım özgüven problemlerine yol açıyor. Bu nedenle kadınlara yönelik yaptığım eğitimlerde özgüven konusundaki çalışmalara büyük önem veriyorum. Kendi girişimcilik deneyimime dahi baktığımda özgüven problemini görüyorum. Kurstaki eğitmenim bana gel beraber şirket kuralım demese belki de o cesareti başta gösteremezdim. Bu özgüven problemini yenmemiz için erkeklerin iş dünyasındaki birbirlerine yardım etme kültüründen ders almamız gerekiyor. Kadınlar olarak bu sosyolojik problemin üstesinden gelmek için, daha çok birbirimize destek olmamız gerek.

Hepimizin eşit olduğu tek bir şey var: zaman. Hepimizin 24 saati var fakat bu 24 saati nasıl kullandığımız aradaki farkları oluşturuyor.

Girişimcilikteki başarımın sırrı erken uyanmam ve günü fazlasıyla kullanmam. Günüme 6 gibi başlıyorum. Mesai saatim başlayıncaya kadar olan zamanın hepsi bana ait ve çok kıymetli. Bu süre içerisinde, sporumu yapıyorum, okuyorum ve gün için programımı hazırlıyorum. Sabah saatleri günün en verimli, sessiz ve güzel zamanı. Zamanı iyi kullanmayı öğrenmek çok önemli.

Annem bana okumanın ve kendi ayaklarım üstünde durmanın kıymetini öğretti.

Bana ilham veren kadın, annem. Ağalık kültüründen gelen bir kadın olduğu için okutulmamış ve meslek sahibi olamamış. Fakat her zaman öğrenme peşinde olan bir kadın ve halen 90 yaşında olmasına rağmen zehir gibi! Beni büyürken hep özgür ve kendi ayakları üstünde olan bir kadın olmaya teşvik etti. “Ben yapabilirim” mantalitesinin gücü ile büyümek çok farklı ve bunu bana annem aşıladı.

Psikolojik analizler yapabilmek ve insanları anlayabilmek çok önemli.

Şu anda yeni bir yüksek lisans yapsam kesinlikle psikoloji üzerine okumak isterim. İnsanların psikolojilerini ve motivasyonlarını anlayabilmek çok önemli. Bu nedenle gerçek yaşamdan hikayeler okumaktan keyif alıyorum. Örneğin, Gülseren Budayıcıoğlu’nun Camdaki Kızı’nı herkese tavsiye ederim.

Şuanda, dünyadaki bütün girişimci olmak isteyen kadınlara bir mesaj gönderebilsem…

Eğitimlere katılın, girişimcilerin hayat hikayelerini okuyun ve kendinize güvenin derdim.

Gulbin Asci – Women Entrepreneurs #1

Gülbin is the founder of GAB, a project consulting company specialized in infrastructure projects in İzmir, Turkey and she is also my mom! She has raised funds from the government for women entrepreneurs in Turkey (KOSGEB) at the age of 49.

Hello mom, thank you very much for accepting to have this very special first interview which is the start of a series about women entrepreneurs.

Tell me about GAB and your mission with GAB?

Hello, thank you very much for having me as your first guest! Sure, GAB is a project consulting company. We are specialized in infrastructure projects and our clients are mostly municipalities and contractors. Currently we have five people in the team. My vision for GAB is doing the highest quality work I can do, and mainly being useful to my country.

What does success mean to you?

Success to me, is being useful to the community that I am living in.

You are contributing to your community with your project management company. What are the habits or character traits of yours contributed to your success?

Being stubborn. I am not talking about being stubborn because of your ego, there are different types of stubbornness. One should be stubborn on achieving their goals.

Winning the battle that you have with yourself everyday… by doing the things that you should do to achieve something great…not the things you want to do in a fleeting moment just because it feels good.

What were the triggers that pushed you to become an entrepreneur?

I think there are internal and external triggers. First of all, there is this internal desire what triggers someone to become an entrepreneur. I believe that a lot of people actually have this entrepreneurial quality when they are born, children are creative and expressive. But then you learn to suppress it. I always had that drive internally but due to circumstances I had to work as an employee in the government for 20 years. After you work somewhere for a very long time, especially with lots of rules, you develop a learned helplessness. I was feeling trapped and was looking for a life which is more dynamic. So I started my company at the age of 49.

In your opinion, what does it mean to be an entrepreneur?

To me being an entrepreneur means making things better! It doesn’t have to be a groundbreaking idea… There are of course innovators but not all entrepreneurs are innovators. Creating something better than everyone in the market is also entrepreneurship. It is about filling the gaps in a given sector.

In your opinion, what is the most difficult thing about being a woman entrepreneur?

I honestly don’t think that there is an additional difficulty about being a woman entrepreneur. In fact, I think there is even a positive discrimination. I personally benefited a lot from the fund that the government is providing to the women entrepreneurs in Turkey (KOSGEB).

How did you get credibility quickly? How do you fight against “legitimacy doubt”?

If you are building a company without having any work experience, you will probably have problems about credibility regardless of your gender.

I had a lot of problems with credibility at the very beginning of my career. I was one of the few women civil engineers in the government. Men were not listening to me in the meetings or even sometimes not taking me seriously. But as I worked hard and proved myself and gained experience, they started recognizing me.

I would have legitimacy issues, if I started my project management company at the beginning of my career. But I found GAB after 20 years of experience and I have a network of contractors with whom I have been working for a long time. In the end, legitimacy was not a big problem for me.

Is there a woman who inspires you?

All the strong women who are able to stand on their own feet and work for being useful to the society inspire me.

If you would recommend one thing it can be a book/podcast/movie to our readers, what would it be?

I recommend “Self-made” on Netflix, it is a beautiful story of a woman who has worked a lot to rise from her struggles. Watch it to get inspired and to hold on to your dreams!

Thank you mom, last but not least what would be the one message that you would give to an aspiring woman entrepreneur?

Overcome your critical inner voice that tells you “you can’t”. Tell yourself “I can do it” and then work for it.